ANALİZ · 12 Ekim 2023
7223 Sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu: Kapsam, Risk ve Üreticinin Yükümlülükleri
7223 sayılı Kanun, yalnız ürünün piyasaya ilk girişini değil, son kullanıcıya ulaştıktan sonra ortaya çıkan risklerin izlenmesini ve giderilmesini de düzenlemektedir. Kanun’un merkezinde güvenli ürün, izlenebilirlik, düzeltici tedbir ve gerektiğinde geri çağırma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Kanun’un amacı ve gerekçenin hareket noktası
7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, ürünlerin ilgili teknik düzenlemelere uygun ve güvenli olmasını sağlamakta; piyasa gözetimi ve denetiminin esasları ile iktisadî işletmecilerin yükümlülüklerini belirlemektedir. Kanun gerekçesi, tehlikeli ürünlere müdahalenin bütünüyle piyasa güçlerine bırakılamayacağını kabul etmektedir. Buna karşılık kamu müdahalesinin üretim ve ticareti gereksiz biçimde engellememesi; riskle orantılı ve amaca ulaşmak için gerekli ölçüde olması gerekmektedir. Böylece Kanun, ürün dolaşımının serbestliği ile insan sağlığı, güvenlik, çevre ve diğer kamu yararlarının korunması arasında bir denge kurmaktadır.
Hangi ürünler kapsamdadır?
Kanun, piyasaya arz edilmesi hedeflenen, arz edilen, piyasada bulundurulan veya hizmete sunulan ürünler bakımından genel nitelikte bir düzenlemedir. Ürün kavramı, bir üretim süreci sonucunda elde edilen her türlü madde, müstahzar veya eşyayı kapsayacak genişlikte kurulmuştur. Bununla birlikte belirli bir ürün grubunu düzenleyen özel kanun hükümleri öncelikle uygulanmakta; 7223 sayılı Kanun özel düzenlemede hüküm bulunmayan hâllerde tamamlayıcı işlev görmektedir. Kanun gerekçesi bu genel ve tamamlayıcı niteliği açıkça ortaya koymaktadır.
Otomobiller bakımından uygulanabilirlik
Otomobiller ve diğer motorlu araçlar da Kanun’un ürün kavramı içinde yer almaktadır. Üstelik bu sonuç yalnız genel ürün tanımına dayanmamaktadır. Kanun gerekçesi, bazı ürünlerin kullanıcıya ulaştıktan ve kullanılmaya başlandıktan sonra da denetlenmesi gerektiğini açıklarken motorlu araçları açıkça örnek göstermektedir. Otomotiv alanındaki tip onayı ve özel teknik mevzuat önceliğini korumakta; 7223 sayılı Kanun ise güvenli ürün, izlenebilirlik, düzeltici tedbir, piyasadan çekme ve geri çağırma bakımından genel çerçeveyi tamamlamaktadır.
Uygunsuzluk, güvensiz ürün ve risk
Kanun bakımından teknik düzenlemeye aykırılık ile ürünün güvensiz olması aynı anlama gelmemektedir. Uygunsuzluk, ürünün ilgili teknik düzenleme veya genel ürün güvenliği gereklerini karşılamamasını ifade etmektedir. Risk ise bir tehlikenin zarara yol açma olasılığı ile ortaya çıkabilecek zararın ağırlığının birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle her şekli eksiklik aynı müdahaleyi doğurmamakta; buna karşılık teknik belgesi mevcut olan bir ürün de fiilen insan sağlığına, güvenliğe, çevreye veya korunan başka bir kamu yararına ciddi tehlike oluşturuyorsa güvenli kabul edilememektedir. Tedbirin türü ve yoğunluğu somut riskin niteliğiyle orantılı olarak belirlenmelidir.
Üreticinin temel yükümlülükleri
Üretici, piyasaya yalnız ilgili teknik düzenlemeye veya genel ürün güvenliği hükümlerine uygun ürün arz etmekle yükümlüdür. Bu sorumluluk, ürünün tasarım ve imalat aşamasıyla sınırlı kalmamaktadır. Gerekli uygunluk değerlendirmesinin yaptırılması, teknik dosyanın hazırlanması ve saklanması, uygunluk işaret ve belgelerinin düzenlenmesi, ürünün ayırt edilmesini sağlayan bilgilerin üründe bulunması ve üreticinin ad ve iletişim bilgilerinin gösterilmesi gerekmektedir. Ürünün güvenli kullanılabilmesi için gerekli talimat ve güvenlik bilgilerinin Türkçe olarak sunulması da bu bütünün parçasıdır.
Piyasaya arzdan sonra devam eden sorumluluk
Kanun gerekçesine göre üreticinin sorumluluğu ürünün dağıtıcıya veya son kullanıcıya teslim edilmesiyle sona ermemektedir. Üretici, ürünün taşıdığı riskleri izlemeli; şikâyetleri, teknik bulguları ve zarar bildirimlerini değerlendirmeli; gerekli hâllerde ürünlerden numune alarak inceleme yapmalı ve dağıtıcıları bilgilendirmelidir. Ürünün uygunsuz veya güvensiz olduğunun anlaşılması durumunda düzeltici tedbirleri gecikmeksizin almak ve yetkili kuruluşla iş birliği yapmak zorundadır. Ürünün piyasaya arzının durdurulması, uygunsuzluğun giderilmesi, piyasadan çekme ve geri çağırma bu tedbirler arasında yer almaktadır.
Geri çağırma son çare değil, zorunlu müdahaledir
Ürün son kullanıcıya ulaşmış ve başka tedbirler riski gidermeye yetmiyorsa geri çağırma gündeme gelmektedir. Kanun’un 19. maddesi ve gerekçesi, geri çağırmayı üretici veya ithalatçının tercihine bırakılmış bir itibar yönetimi aracı olarak değil, gerekli koşullarda yerine getirilmesi zorunlu bir koruma tedbiri olarak kurmaktadır. Riskin ve alınan tedbirlerin etkili biçimde duyurulması, ürünün ek külfet yaratmadan iadesinin sağlanması ve son kullanıcıya Kanun’da öngörülen giderim seçeneklerinin sunulması gerekmektedir. Gönüllü hareket edilmesi önemlidir; ancak risk somutlaşmışsa gecikme, yükümlülüğü ortadan kaldırmamakta, aksine ihlalin ağırlığını artırabilmektedir.
Yetkili kuruluşun müdahalesi ve yaptırım riski
Yetkili kuruluş, riskin niteliğine göre uyarı konulmasını, uygunsuzluğun giderilmesini, piyasaya arzın durdurulmasını, ürünün piyasadan çekilmesini, geri çağrılmasını veya imhasını isteyebilmektedir. İktisadî işletmecinin süresinde ve yeterli tedbir almaması hâlinde makam doğrudan müdahale edebilmekte ve masrafları sorumlu işletmeciye yükleyebilmektedir. Kanun ayrıca idarî para cezaları öngörmektedir. Bunun yanında ürünün yol açtığı zarar, özel hukuk sorumluluğunu; somut olayın unsurları gerçekleşmişse ceza hukuku sorumluluğunu ayrıca gündeme getirebilmektedir. 7223 sayılı Kanun tek başına ceza sorumluluğu yaratmamakta; fakat üretici ve yöneticiden beklenen davranışın belirlenmesinde önemli bir kanunî ölçüt oluşturmaktadır.
Kurumsal uyum bakımından sonuç
Kanun’un öngördüğü model, belge kontrolünden ibaret değildir. Etkili bir ürün güvenliği sistemi; ürünün seri veya model temelinde izlenebilmesini, şikâyet ve zarar verilerinin karar mercilerine ulaşmasını, riskin teknik ve hukukî olarak değerlendirilmesini ve gerekli müdahalenin gecikmeden yapılmasını sağlamalıdır. Özellikle otomotiv gibi ürünün uzun süre kullanıldığı sektörlerde yükümlülük, satış anında sona ermemekte; ürünün piyasadaki yaşam döngüsü boyunca devam etmektedir. Sonuç olarak güvenli ürün sorumluluğu, üretim bandından son kullanıcıya ve gerektiğinde ürünü geri alma aşamasına kadar uzanan kesintisiz bir kurumsal görevdir.