İçeriğe geç
Lex ViaInstitute

ANALİZLER

İşletmelerde Çevresel Uyum Sistemi: Teknik Yönetimden Hukukî Sorumluluk Mimarîsine

Etkili çevresel uyum; izinleri, emisyonları, atık akışlarını ve olay bildirimlerini açık görev dağılımı, doğrulanabilir veri ve işleyen denetim mekanizmaları içinde yönetmektedir.

Çevresel uyumun hukukî işlevi

Bir işletmenin çevresel uyumu, çevre biriminin teknik rapor üretmesine indirgenememektedir. Sistem; tabi olunan normların ve izin koşullarının belirlenmesini, bu yükümlülüklerin somut görevlere dönüştürülmesini, ölçüm verisinin doğrulanmasını ve ihlal işaretlerinin karar yetkisine sahip kişilere zamanında taşınmasını gerektirmektedir. Böylece çevre yönetimi, hukukî sorumluluğu görünür kılan bir yönetim ve delil düzenine dönüşmektedir.

Yükümlülük ve izin haritası

Her tesis bakımından faaliyet, kullanılan maddeler, emisyon kaynakları, atık akışları ve alıcı ortamlar esas alınarak ayrı bir norm ve izin envanteri oluşturulmalıdır. 2010/75/AB sayılı Endüstriyel Emisyonlar Direktifi, kapsamındaki endüstriyel faaliyetlerin izinle yürütülmesini; izin koşullarının mevcut en iyi teknikler, emisyon sınırları ve izleme gerekleriyle ilişkilendirilmesini öngörmektedir. Direktif bütün işletmelere değil, kendi kapsamındaki tesis ve faaliyetlere uygulanmaktadır; bu nedenle ilk uyum sorusu, işletmenin hangi tesisinin hangi normun maddi uygulama alanına girdiğidir.

Ölçüm, bildirim ve müdahale zinciri

2010/75/AB sayılı Direktif’in 7 ve 8. maddeleri, olay ve kazalar ile izin koşullarına aykırılık hâllerinde yetkili makamın derhâl bilgilendirilmesini ve çevresel sonuçları sınırlayan veya uyumu yeniden sağlayan tedbirlerin gecikmeksizin alınmasını öngörmektedir. Bu yükümlülük, ölçüm cihazından çıkan verinin yalnız arşivlenmesini değil; olağandışı sonucun doğrulanmasını, sınıflandırılmasını ve önceden belirlenmiş eşiklerde karar merciine yükseltilmesini gerekli kılmaktadır. Kimin hangi bilgiyi ne zaman aldığı ve hangi tedbiri alma yetkisine sahip olduğu kayıt altına alınmalıdır.

Zarar doğmadan önce müdahale

2004/35/AT sayılı Çevresel Sorumluluk Direktifi, “kirleten öder” ilkesi temelinde yalnız meydana gelmiş zararın giderilmesine değil, yakın çevresel zarar tehdidinin önlenmesine de yönelmektedir. Direktif’in 5. maddesi yakın zarar tehdidinde önleyici tedbirleri, 6. maddesi ise çevresel zarar gerçekleştiğinde bildirim ve iyileştirme tedbirlerini düzenlemektedir. Bu nedenle uyum sistemi, kaza sonrasına bırakılmış bir savunma dosyası değil; erken uyarı, acil müdahale ve zarar azaltma yetkilerini önceden kuran bir mekanizma olmalıdır.

Atık akışlarında izlenebilirlik

2008/98/AT sayılı Atık Çerçeve Direktifi’nin 35. maddesi, kapsamındaki işletme ve kuruluşlar ile tehlikeli atık üreticileri bakımından atığın miktarı, niteliği, kaynağı ve hareketine ilişkin kronolojik kayıt yükümlülükleri öngörmektedir. Sağlam bir çevresel uyum sistemi, işletme içi kayıtlarla taşıyıcı, aracı ve bertaraf veya geri kazanım tesisinin belgelerini karşılaştırmalıdır. Sözleşmenin bulunması tek başına yeterli değildir; atığın fiilî hareketi ile belgelerde gösterilen hareketin örtüşmesi denetlenmelidir.

İç bildirim ve kurumsal öğrenme

2019/1937 sayılı İhlal Bildiren Kişilerin Korunması Direktifi, çevrenin korunmasına ilişkin Birlik hukuku ihlallerini maddi kapsamına almakta ve belirli özel sektör tüzel kişileri bakımından iç bildirim kanalları öngörmektedir. 22 Mayıs 2020 itibarıyla ulusal hukuka aktarım süreci devam etmekte olmakla birlikte, Direktif çevresel uyumun yalnız hiyerarşik raporlamaya bırakılamayacağını göstermektedir. Bildirim kanalı; misillemeden korunma, gizlilik, bağımsız değerlendirme, düzeltici tedbir ve geri bildirim aşamalarıyla birlikte çalışmalıdır.

EMAS’ın doğru yeri

1221/2009 sayılı EMAS Tüzüğü, işletmeler için genel ve zorunlu bir çevresel uyum sistemi kurmamaktadır; kuruluşların gönüllü katılımına dayanan bir çevre yönetimi ve denetim programı oluşturmaktadır. Buna karşılık başlangıç çevre incelemesi, uygulanabilir hukukî yükümlülüklerin belirlenmesi, çevresel hedefler, iç denetim, uygunluğun değerlendirilmesi ve doğrulanmış çevre beyanı gibi unsurlarıyla güçlü bir sistem ölçütü sunmaktadır. EMAS kaydı uyumun kaynağı değil, kurulmuş sistemin dış doğrulamaya açılmasını sağlayan bir araçtır.

Ceza riski ve sorumluluğun kişiselleştirilmesi

22 Mayıs 2020 itibarıyla yürürlükte bulunan 2008/99/AT sayılı Çevrenin Ceza Hukuku Yoluyla Korunması Direktifi, belirli ağır çevresel fiillerin suç olarak düzenlenmesini ve tüzel kişilerin sorumluluğuna ilişkin etkili yaptırımlar kurulmasını istemekteydi. Bununla birlikte çevresel zararın işletme bünyesinde meydana gelmesi, her yöneticinin otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmemektedir. Sorumluluk; unvan üzerinden değil, görev alanı, karar yetkisi, bilgi düzeyi, gözetim yükümlülüğü ve ihlali önleme imkânı üzerinden belirlenmelidir. Gerçek bir uyum sistemi çevreyi koruduğu kadar, kusuru bulunmayan kişileri sonuç sorumluluğundan da korumaktadır.

İşleyen sistemin asgari mimarisi

Etkili bir sistem en azından güncel norm ve izin envanterini, görev ve yetki matrisini, ölçüm verisi için kalite kontrolünü, erken uyarı eşiklerini, bildirim ve eskalasyon yollarını, acil müdahale planını, eğitim ve iç bildirim kanallarını, belge saklama kurallarını, bağımsız denetimi ve düzeltici tedbirlerin takibini içermelidir. Uyum programı dosyada duran bir politika metni değil, olağandışı veriyi doğru kişiye doğru zamanda ulaştıran ve alınan kararın gerekçesini sonradan doğrulanabilir kılan bir sistem olmalıdır.

Sonuç

Çevresel uyum, sıfır risk vaadi vermemektedir. İşlevi; riskleri görünür kılmak, ihlali mümkün olan en erken aşamada durdurmak ve sorumluluğu fiil üzerinde gerçekten etkili olan karar ve görev alanlarıyla ilişkilendirmektir. Çevresel ölçüm ile hukukî değerlendirme birbirinden koparıldığında ne çevre ne de işletme korunmaktadır.

Hukukî kaynaklar

Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 24 Kasım 2010 tarihli 2010/75/AB sayılı Endüstriyel Emisyonlar Direktifi

Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 21 Nisan 2004 tarihli 2004/35/AT sayılı Çevresel Sorumluluk Direktifi

Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 19 Kasım 2008 tarihli 2008/98/AT sayılı Atık Çerçeve Direktifi

Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 23 Ekim 2019 tarihli (AB) 2019/1937 sayılı İhlal Bildiren Kişilerin Korunması Direktifi

Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 25 Kasım 2009 tarihli (AT) 1221/2009 sayılı EMAS Tüzüğü

Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 19 Kasım 2008 tarihli 2008/99/AT sayılı Çevrenin Ceza Hukuku Yoluyla Korunması Direktifi