İçeriğe geç
Lex ViaInstitute

ANALİZLER

İklim Kaynaklı Göçün Viktimolojik ve Kriminolojik Riskleri

İklim kaynaklı afetler ile zorunlu hareketlilik çifte kriz hâline gelebilmektedir. Ceza hukuku bakımından özellikle artan şiddet, sömürü ve insan ticareti riskleri önem taşımaktadır.

İklim değişikliğinin olumsuz sonuçları devlet sınırlarında sona ermemektedir. Çölleşme, erozyon, kuraklık, orman yangınları, seller, fırtınalar ve biyolojik çeşitlilik kaybı; ekolojik, sosyal ve hukukî krizlerin iç içe geçtiği sınır aşan bir sorun oluşturmaktadır. Göç bu tabloda yalıtılmış bir sonuç değil, karmaşık bir etki zincirinin parçasıdır.

İklim kaynaklı afetler öncelikle yaşamı, sağlığı, mülkiyeti ve geçim kaynaklarını doğrudan tehlikeye sokabilmektedir. Etkilenen nüfusun yerleşim yerini terk etmek zorunda kalması hâlinde ikinci bir tehlike alanı doğmaktadır: Yerinden edilme ve zorunlu hareketlilik mevcut koruma yapılarını ortadan kaldırabilmekte, bağımlılıkları ağırlaştırabilmekte ve kamu makamlarına, barınmaya, sağlık hizmetlerine ve hukukî yardıma erişimi güçleştirebilmektedir.

Viktimolojik bakımdan bu durumdaki kişiler fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet ile ekonomik sömürüye karşı daha yüksek bir risk altında bulunabilmektedir. Kriminolojik bakımdan ise insan ticareti, zorla çalıştırma, cinsel sömürü ve diğer ağır suçları kolaylaştıran fırsat yapıları önem taşımaktadır. İklim değişikliği otomatik biçimde suçluluğa yol açmamakta; ancak devletin ve toplumun koruma mekanizmaları işlemediğinde kırılganlıkları ve suç fırsatlarını artırabilmektedir.

Bu nedenle göçmenlerin güvenlik riski olarak görülmesi isabetli değildir. Göçmenler hak sahipleridir ve birçok durumda hedefli sömürünün potansiyel mağdurlarıdır. Yalnız güvenlik politikasına dayanan bakış onların maruz kaldığı tehlikeleri gözden kaçırabilmekte; damgalamayı, dışlanmayı ve ek şiddeti teşvik edebilmektedir.

Ceza hukukuna bu çerçevede iki görev düşmektedir. Ceza hukuku beden ve cinsel dokunulmazlığa, özgürlüğe ve insan onuruna yönelik ağır saldırıları etkili biçimde kapsamalıdır. Buna karşılık sosyal ve ekolojik bir krizi yalnız suçlaştırma yoluyla çözmeye çalışmamalıdır. Göç, sosyal koruma, afet yönetimi, insan hakları ve ceza hukukundan oluşan eşgüdümlü bir koruma sistemi gerekmektedir.

İklim göçü çevresel sonuçları, hareketliliği ve suç risklerini birlikte inceleyen bir yaklaşım gerektirmektedir. Yalnız afete bakıldığında göç yolu üzerindeki tehlikeler; yalnız göçe bakıldığında ise hareketliliğin iklimsel nedenleri görünmez kalmaktadır. İşleyen bir hukukî çerçeve her iki düzeyi birbirine bağlamalıdır.

Yürürlükteki hukuk bakımından insan ticareti, zorla çalıştırma, cinsel sömürü ve bağlantılı suç tiplerinin iklim kaynaklı hareketliliğin özgül risklerini ne ölçüde karşıladığı incelenmelidir. Suç tiplerinin varlığı tek başına yeterli değildir; güvenli bildirim imkânları, delillerin korunması ve sınır aşan iş birliği uygulamadaki etkinliği belirlemektedir. Olması gereken hukuk bakımından iklim kaynaklı göçün suçlaştırılması yerine somut koruma boşluklarını kapatacak sınırlı ve belirli düzenlemeler tercih edilmelidir. İklim kaynaklı kırılganlığın bilinçli olarak kullanılmasının ceza sorumluluğu bakımından önemi ile ilgili suç tiplerinin kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Önleyici yaklaşım yeni suç tiplerinden ibaret değildir. Güvenli ve gizli bildirim imkânları, erken risk analizleri, uzmanlaşmış soruşturma ve mağdur koruma birimleri, tercüme, psikososyal destek, sınır aşan delil koruması ve mağdurun ceza makamlarıyla iş birliğini ek bir tehlikeye dönüştürmeyen ikamet güvenceleri gerekmektedir.

Önleyici iklim ceza hukuku sınırsız biçimde ceza sorumluluğunu öne çeken bir yapıya dönüşmemelidir. Ceza hukuku ultima ratio niteliğini korumalı; kanunilik, belirlilik, kusur ve ölçülülük ilkelerine uygun olmalıdır. Amaç hareketliliği suçlaştırmak değil; şiddet ve sömürüye karşı etkili, mağdur odaklı ve uluslararası iş birliğine açık bir koruma sağlamaktır.

Akademik dayanak

Bu çalışma, Gülsün Ayhan Aygörmez, “Climate Criminal Law and Climate Migration in Turkish Criminal Law”, Bölüm 18, Sibel Safi (ed.), Dynamics of Migration and Comparative Immigration Law, Cambridge Scholars Publishing, Newcastle upon Tyne 2026, s. 384 vd., ISBN 978-1-0364-7886-5 adlı esere dayanmaktadır.