İçeriğe geç
Lex ViaInstitute
Analizlere dön

ANALİZ · 1 Ekim 2023

CBAM Geçiş Döneminde Emisyon Verisinin Hukukî Riski

(AB) 2023/956 sayılı CBAM Tüzüğü uyarınca raporlama yükümlülüğü AB ithalatçısına veya belirli hâllerde dolaylı gümrük temsilcisine aittir. Raporun doğruluğu ise üçüncü ülkedeki üretim tesisinden sağlanan verilere dayanmaktadır. Hukukî yükümlü ile fiilî veri kaynağının ayrılması, sınır aşan tedarik ilişkilerinde özel bir uyum riski yaratmaktadır.

1 Ekim 2023’te başlayan geçiş rejimi

Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı (CBAM) kuran (AB) 2023/956 sayılı Tüzük, geçiş dönemini 1 Ekim 2023 ile 31 Aralık 2025 arasında düzenlemiştir. Bu dönemde ithalatçının yükümlülüğü, Tüzük’ün 33 ilâ 35. maddelerinde öngörülen raporlamayla sınırlıdır; CBAM sertifikalarının teslimi henüz geçiş döneminin konusu değildir. Raporlamanın içeriği, yöntemi ve işleyişi 2023/1773 sayılı Uygulama Tüzüğü ile somutlaştırılmıştır. İlk bakışta teknik bir karbon hesabı gibi görünen bu sistem, gerçekte gümrük sınıflandırması, tesis verisi, sözleşmesel bilgi akışı ve şirket içi kontrolün birlikte yürütülmesini gerektirmektedir.

Kapsam ürünün CN koduyla başlamaktadır

CBAM kapsamı, ticari ürün adından ziyade 2023/956 sayılı Tüzük’ün Ek I’inde yer alan Kombine Nomenklatür (CN) kodları üzerinden belirlenmektedir. Bu nedenle bir ürünün demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik veya hidrojen sektörlerinden biriyle bağlantılı olması tek başına yeterli değildir; somut eşyanın gümrük sınıflandırması ile üretim süreci birlikte incelenmelidir. Hatalı CN kodu, ürünün kapsam dışında bırakılmasına veya yanlış veri yöntemiyle raporlanmasına yol açabilmektedir. Kapsam analizi bu nedenle satış veya sürdürülebilirlik birimlerine tek başına bırakılamaz; gümrük, teknik üretim ve hukuk birimleri arasında doğrulanabilir bir karar zinciri kurulmalıdır.

Hukukî muhatap ile fiilî veri üreticisi farklıdır

Geçiş döneminde CBAM raporunu sunan kişi, kural olarak AB’deki ithalatçıdır. İthalatçının bir üye devlette yerleşik olup dolaylı gümrük temsilcisini görevlendirdiği ve temsilcinin bunu kabul ettiği hâllerde yükümlülük temsilciye geçebilmektedir; ithalatçı AB’de yerleşik değilse raporlama yükümlülüğü dolaylı gümrük temsilcisine aittir. Buna karşılık Türkiye’deki veya başka bir üçüncü ülkedeki tesis işletmecisi, bu hükümlerin doğrudan raporlama muhatabı değildir. Bununla birlikte ithal edilen miktar, üretim tesisi, üretim yöntemi, doğrudan ve dolaylı gömülü emisyonlar ile menşe ülkede ödenmesi gereken karbon fiyatı gibi temel bilgiler büyük ölçüde tesis işletmecisinin verisine dayanmaktadır. Kamu hukuku yükümlülüğü ile verinin fiilen üretildiği yer arasındaki bu ayrım, CBAM uyumunun merkezindeki yapısal risktir.

Emisyon verisi yalnız bir hesap sonucu değildir

Raporlanan gömülü emisyonların güvenilirliği; tesis sınırlarının, üretim süreçlerinin, faaliyet verilerinin, emisyon faktörlerinin ve gerektiğinde öncül girdilerin doğru belirlenmesine bağlıdır. Bir toplam emisyon rakamının iletilmesi tek başına yeterli değildir. Rakamın hangi ürün ve üretim hattına ait olduğu, hangi dönem ve yöntem kullanılarak hesaplandığı ve dayanak kayıtların nasıl saklandığı izlenebilmelidir. Üçüncü ülkede uygulanan yerel ölçüm veya raporlama yöntemi, CBAM yöntemine kendiliğinden eşdeğer sayılmamaktadır. Bu nedenle mevcut çevre veya sürdürülebilirlik verisi AB yöntemine eşlenmeli; yöntem farkları, varsayımlar ve veri boşlukları açıkça belgelenmelidir.

Eksik veya hatalı veri sözleşmesel riske dönüşmektedir

Üçüncü ülke üreticisinin AB mevzuatı bakımından doğrudan raporlama yükümlüsü olmaması, veri kalitesinin önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir. Eksik, geç veya doğrulanamayan veri; AB ithalatçısının raporu zamanında sunamamasına, yanlış veya eksik rapor vermesine ve düzeltme sürecine girmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle tedarik sözleşmelerinde istenecek veri seti, uygulanacak hesap yöntemi, bildirim takvimi, dayanak belgeler, düzeltme yükümlülüğü, denetim veya bilgiye erişim imkânı ve taraflar arasındaki sorumluluk dağılımı açıkça düzenlenmelidir. Bunlar Uygulama Tüzüğü’nün her sözleşmeye doğrudan emrettiği hükümler değildir; kamusal raporlama riskini taraflar arasında yönetilebilir hâle getiren sözleşmesel uyum araçlarıdır.

Şirket içinde görev ve kontrol zinciri kurulmalıdır

Etkili bir CBAM sistemi, tek bir sürdürülebilirlik uzmanının hesaplamasına indirgenemez. Gümrük birimi ürün kodunu ve ithalat verisini; teknik birimler tesis, süreç ve faaliyet verisini; hukuk ve uyum birimleri ise yükümlünün kimliğini, yöntem seçimini, sözleşmesel bilgi haklarını ve düzeltme sürecini izlemelidir. Veriyi kimin hazırladığı, kimin kontrol ettiği, hangi belgenin esas alındığı ve raporu kimin onayladığı kayıt altına alınmalıdır. Olağan dışı değerler, veri boşlukları veya yöntem değişiklikleri için önceden belirlenmiş bir iç bildirim ve karar mekanizması bulunmalıdır. Böyle bir yapı yalnız hatayı önlememekte; olası bir incelemede özenli davranıldığını ve sorumluluk alanlarının somut olarak ayrıldığını da göstermektedir.

Düzeltme ve yaptırım riski gerçek sorumluluk alanına göre değerlendirilmelidir

2023/1773 sayılı Uygulama Tüzüğü, raporun sunulmaması veya yanlış ya da eksik raporun yetkili makamın başlattığı süreçte düzeltilmemesi hâlinde raporlama yükümlüsü hakkında yaptırım öngörmektedir. 2023 tarihli metinde gösterge niteliğindeki tutar, raporlanmayan emisyonun tonu başına 10 ilâ 50 avrodur; belirlemede ihlalin kapsamı, süresi, kast veya ihmal, iş birliği ve düzeltici tedbirler dikkate alınmaktadır. Bununla birlikte şirket içindeki kişisel sorumluluk yalnız unvan veya hiyerarşik konuma dayanarak kurulamaz. Ürünü kimin sınıflandırdığı, veriyi kimin ürettiği ve doğruladığı, hatadan kimin haberdar olduğu, düzeltme yetkisinin kimde bulunduğu ve müdahale imkânının kullanılıp kullanılmadığı somut olarak izlenmelidir.

Sonuç: CBAM aynı zamanda bir veri yönetişimi meselesidir

CBAM geçiş dönemi, karbon hesabını sınır aşan bir hukuk ve uyum sürecine dönüştürmüştür. AB’deki raporlama yükümlüsü ile üçüncü ülkedeki veri üreticisinin farklı kişiler olması, taraflar arasında açık bir bilgi standardı ve şirket içinde belgelenmiş bir kontrol sistemi kurulmasını gerekli kılmaktadır. Etkili uyum, sorumluluğu belirsiz biçimde bütün şirkete yaymak yerine; ürün kapsamını, veri kaynağını, kontrol adımlarını ve düzeltme yetkisini izlenebilir hâle getirmelidir. Böylece hem çevresel bilginin güvenilirliği hem de sorumluluğun doğru kişiye ve doğru davranışa bağlanması sağlanmaktadır.

Arşiv notu: Bu metin, CBAM geçiş döneminin 1 Ekim 2023 tarihinde yürürlüğe giren hukukî çerçevesini esas alan bir arşiv analizidir. Sonraki mevzuat değişiklikleri ve güncel yükümlülükler değerlendirilirken ilgili düzenlemelerin yürürlükteki metinleri ayrıca incelenmelidir.

Hukukî kaynaklar